« geri

Üriner Sistem Taş Hastalığı

Üriner Sistem Taş Hastalığı

 Ülkemizde sık görülen, özellikle bölgesel olarak, Diyarbakır’da %40, İstanbul’da ,  Antalya’da %15, Sinop ’da %8’ler  gibi oranlarda görülen, kadın erkek her yaşta olabilen, hatta nadiren bebeklik çağında bile rastlanan, belki de uzak/yakın her aileyi, her bireyi ilgilendiren önemli bir sağlık sorunudur. Eğitim düzeyi arttıkça görülme sıklığı da artan, ayrıca sosyal ekonomik düzeyi düşük olan bölgelerde görülme sıklığı çoğalan, yüksek coğrafi bölgelerde daha sık görülen, ülkemizde genetik olarak kan bağı bulunan akrabalarının birbirlerine miras bıraktıklarını düşündüğüm bu hastalık pek çok nedenle görülmektedir.

 İdrar aşırı doymuş poli iyonik bir sıvıdır, sudan çok farklıdır. Vücuttan atılması gerekli pek çok kimyasal maddeyi eriten ve atılmasını sağlayan bir eriyiktir. Kimyasal içeriği nedeni ile eritme kabiliyetinin azalması halinde oxolat, fosfat gibi bileşiklerin özellikle kalsiyum ile bağlanarak kristalleşmesi taşlar için başlangıç oluşturmakta, bu kristalleşmenin devamında birbiri üzerine çökerek (epitaksis) taş haline gelmektedir. Ayrıca üriner sistem enfeksiyonları, idrar akışının yavaşlamasına neden olan doğumsal yada sonradan oluşan darlıklar, dış baskı gibi yapısal kusurlar yada kanda ürik asit ve sistin yüksekliği gibi bazı metabolik hastalıklar üriner sistem taşları oluşturabilmektedir. İlaveten idrarda inhibitör madde olan sitrat ve magnezyum eksikliği diğer faktörlerle birlikte taş oluşumunu kolaylaştırır.

 

Üriner Sistem Taş Hastalılarında İki Önemli ve Sık Rastlanan Bulgu vardır;

  1. Kanama; makroskopik (gözle görülen) veya mikroskobik ( idrar tahliliyle saptanan) kanamalar.
  2. Ağrı; taşın bulunduğu tarafta bele, sırta doğru vuran ve karına yayılan kıvrandırıcı nitelikte, çoğu kez mide bulantısı ile paralel görülen bilinen ağrıların en şiddetlisi şeklinde ifade edilen bir ağrıdır.

 Günün hangi saati olursa olsun hasta derhal hastaneye başvurmak zorunda kalır. İdrar tahlili, ultrasonografik inceleme radyolojik tetkik, bilgisayarlı tomografi ile tarama vb. metotlarla taş anısı kolaylıkla konulabilir.

 Hastaya derhal antispasmodikler ve ağrı kesicilerle müdahele edilir. Ağrılı tarafa sıcak uygulanabilir. Taş eğer boyutu ve bulunduğu yer itibariyle düşürülebilir bir taş ise günlük sıvı alımı arttırılarak ilaç tedavisi ile düşürülmeye çalışılır. Üreterderki taşlar eğer düşürülemezse URS diye kısalttığımız ‘’ürete-renoskopik’’ yöntemle bulunduğu yerde kırılabilir. Böbrek ve üreter taşlarının uygun olanları E.S.W.L (vücut dışı kısa dalga lithotripsi) dediğimiz ultrasonik dalgalarla kırılabilir.

 Boyutları, bulunduğu yeri, sayısı itibariyle diğer tedavi yöntemlerine uygun olmayan ve taşa neden olan önemli yapısal kusur da var olan örneğin UPJ darlığı gibi (böbreğin dışında darlık) olgular açık yada endoskopik cerrahi ile tedavi edilebilir. ,

Taş hastalığında Korunmaya Gelince;

İşte dostlar;

Sonuç olarak tüm insanlara önerdiğimiz gibi Üriner Sistem Taş Hastalığı olanlara da yılda en az 2 kez üroloji muayene olmaları gerektiğini anımsatıyor hepinize sağlıklı günler diliyorum.

 

Op. Dr. Osman AKALIN

Üroloji Uzmanı , Başhekim