Archive by Author

AHEF Yöneticileri Vakfımızı Ziyaret Etti

Published on Ağu 3rd, 2018 under Genel.By

Ülkemizde birinci basamak sağlık hizmetleri ile nüfusun tamamına yakınına sağlık hizmeti sunan aile hekimlerinin oluşturduğu Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu-AHEF Genel Sekreteri Dr. Hakan Uzun, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Dr. Şenol Atakan ve Düzenleme Kurulu Üyesi Dr. Suna Nizamoğlu’nun vakfımızı ziyaretinde kurumlarımız arasında iş birliği geliştirme fırsatlarını değerlendirdik.

Ülkemizdeki 7790 aile sağlığı merkezinde görev yapan 74 bin aile hekimi uzmanını temsil eden AHEF’in 70 ilde şubesi bulunuyor. Federasyon aynı zamanda Avrupa Birliği bünyesinde de temsilcilik görevini yürütüyor. AHEF’in aile hekimlerine yönelik canlı yayınları ile aynı anda 2500 hekime ulaşma imkanı bulunuyor.

 

 

No Comments

Bakırköy Botanik Parkı’nda Stand Çalışması Gerçekleştirdik

Published on Ağu 3rd, 2018 under Genel.By

Bakırköy Belediyesi ve Yeşilyurt Feneri Lions Derneği tarafından 28 Haziran-1Temmuz tarihleri arasında Bakırköy Botanik Parkı’nda düzenlenen ve sivil toplum kuruluşlarının da katıldığı etkinlikte, biz de Türk Böbrek Vakfı olarak stant çalışması yaptık.

Türk Böbrek Vakfı’nın yanı sıra, Yeşilyurt Feneri Lions Kulübü Derneği, KAÇUV, Gör-Der ve Göz Vakfı gibi STK’ların yer aldığı etkinlikte dört gün boyunca ziyaretçilerimizle vakfımızın yayınlarını paylaşmanın yanı sıra, belli saatlerle tansiyon ve kan şeker ölçümü hizmeti de verdik.

No Comments

6 Nokta Vakfı’nda Böbrek Sağlığı Eğitimi

Published on Ağu 3rd, 2018 under Genel.By

Görme engelli bireylere çeşitli eğitimler alma ve sosyalleşme imkanı tanıyan 6 Nokta Vakfı’na gerçekleştirdiğimiz ziyarette, vakfın bahar dönemindeki çalışmalarında yer alan katılımcılarıyla böbrek sağlığı ve beslenme konusunda karşılıklı bir çalışma yapma şansı bulduk.

2017 yılında ilkini, 19 Haziran’da da ikincisini çalışmada, böbrek sağlığı, günlük yaşamda bilerek veya bilmeyerek yaptığımız beslenme hataları, günlük alışkanlıklarımız, özellik basında yer alan farklı görüş ve bilgilerin ele alındığı sunumda, vakfımızın eğitim çalışmalarında kullandığı silikondan yapılma gıda örneklerini de kullanarak katılımcıların ilgisini arttırdık.

TBV Projeler Direktörü Ayşe Onat’ın açılış konuşmasını yapmasının ardından, Diyetisyen Gökçe Efe Aydın, beslenmeye ilişkin çeşitli bilgiler verdi. Sunumda katılımcılar kendi deneyimlerinden ve alışkanlıklarından da örnekler verdiler.

No Comments

TBV Memorial Hizmet Hastanesi 500 Böbrek Nakline Ulaştı

Published on Ağu 3rd, 2018 under Genel.By

Türk Böbrek Vakfı Memorial Hizmet Hastanesi, 500.böbrek nakline ulaşmasını   düzenlenen törenle kutladı.

13 Temmuz günü Türk Böbrek Vakfı Memorial Hizmet Hastanesi konferans salonunda düzenlenen törene vakıf ve hastane yöneticilerinin yanı sıra organ nakli ekibi, organ nakil koordinatörleri, böbrek nakli olmuş hastalar ve yakınları ile doktorlar ve çalışanlar katıldı.

Törende ilk konuşmayı TBV Başkanı Timur Erk adına TBV Vakıf ve Diyaliz Merkezleri Koordinatörü Lütfi Kona yaptı. Konuşmasında böbrek nakli ruhsatının alınma sürecinden bugünkü konuma gelinmesinde emeği olan herkese teşekkür ederek, yıllık bazda sayının artması temennisinde bulundu.

(daha&helliip;)

No Comments

Artan Çocuk Obezitesine Karşı Önlem ve Tedavi Ne Olmalıdır?

Published on Ağu 3rd, 2018 under Genel.By

Yapılan araştırmalar ülkemizde obezite yüzdesinin arttığını çocuk ve ergen nüfusun %10 ile %25’inin bu durumdan etkilendiğini gösteriyor.

Obezite; vücutta sağlığı etkileyecek ölçüde yağ miktarının artması ve kilo alımıdır.

Çocuklarda obezite sebepleri iki ana başlıkta toplanabilir:

  • Yaşam tarzı kökenli obezite
  • Genetik ve endokrin kökenli obezite

Bunlardan en çok görüleni alım kalorisi ile harcama kalorisi arsındaki enerji dengesizliğinden kaynaklanan obezitedir ve görülme oranı %95’lerdedir.

İnsan vücudu günlük faaliyet dediğimiz konuşma, yürüme, koşma, nefes alma, hazmetme ve dengeli vücut ısısı için enerji sarf eder. Yine çocukların büyüyüp gelişimi için de enerjiye gereksinimleri vardır. Büyümede ve günlük faaliyetler için harcanan enerji besinlerden sağlanır. Gıdalarla alınan enerji çok, vücudun sarf ettiği enerji az ise artan enerji vücutta yağ şeklinde depo edilir. Böylelikle vücuttaki yağ oranı artar ve obezite ortaya çıkar. Enerji yüklü gıdalarla alınan kalori alımı kolay, ancak harcaması zordur. Anne ve babaların yetersiz tutumları ile beslenme alışkanlıklarındaki yetersizlik ve günlük sosyal hayattaki şartlar, çocuklarda istemediğimiz obeziteye meyli artırır.

Daha çocukken başlayan obezliğin ortalama ömrü tahmini olarak 15-20 sene arasında azaltacağı bildiriliyor.

Obez bireylerde;

(daha&helliip;)

No Comments

Ambalajlı Gıdalardaki Şeker Ve Tuz Oranı Renklerle Belirtilecek

Published on Ağu 3rd, 2018 under Genel.By

Aşırı tuz ve şeker tüketiminin yol açtığı hastalıklardan korunmak için çalışmalar yürüten Türk Böbrek Vakfı, özellikle böbrek sağlığının korunması amacıyla ambalajlı gıdalardaki şeker ve tuz miktarını daha dikkat çekici hale getirmek için çalışma başlattı.

İstatistiklere göre Türkiye, dünyada obez ve aşırı kilolu nüfusa sahip ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Aşırı tuz ve şeker tüketiminin yol açtığı hastalıklardan korunmak için çalışmalarına aralıksız devam eden Türk Böbrek Vakfı, özellikle böbrek sağlığının korunması amacıyla, ambalajlı gıdalardaki şeker ve tuz miktarını daha dikkat çekici hale getirmek için harekete geçti.

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, Bahçelievler’de bir markette düzenlediği basın toplantısında “Sağlıklı Besinlere Yeşil ışık Yak” sloganıyla proje ürettiklerini anlattı. Trafik ışığı renklerinin gıda ambalajlarına uyarlanması gibi oldukça basit bir temele dayanan bu uygulamada, yiyeceğin veya içeceğin her 100 gramındaki tuz ve şeker içeriğinin miktarı vurgulanıyor.

(daha&helliip;)

No Comments

Dünya Böbrek Günü’nde Başkanın Mesajı

Published on Mar 28th, 2018 under Genel.By

Değerli Vakıf Severler,

Her sene Mart ayının ikinci Perşembesinde kutlanan Dünya Böbrek Günü etkinlikleri, bu sene tarihin 8 Mart’a denk düşmesi nedeniyle Dünya Kadınlar Günü ile birlikte kutlandı. Dünya Böbrek Günü’nde belirlenmiş olan ana temaya vakfımız tarafından ‘’Böbrek Sağlığına Kadın Eli Değiyor’’ şeklinde odaklanıldı ve yapılan etkinliklerde hep aynı logo ve görsel kullanıldı.

Anılan günlere ülkemizdeki şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusu denk geldiği için nişasta bazlı şekerin yarattığı toplumdaki olumsuz algı ana temamızı belirlemiş oldu. Böylece, iki hafta içerisinde 12 kez muhtelif kanallarda ana haberlere çıkma imkanımız doğdu. Nişasta bazlı şekerin tetiklediği olumsuz koşulları hem bilimsel, hem de halkın anlayacağı dilden yorumlama imkanını en iyi şekilde değerlendirdik.

Bu arada T.C Sağlık Bakanlığı ‘’Nişasta Bazlı Şekerlerin (NBŞ) Sağlığa Etkileri’’ hakkında Bilim Kurulu raporu 12 Mart 2018 tarihinde bakanlık tarafından basın duyurusu şeklinde yayınlandı. Vakfımızın şeker tüketiminin azaltılmasına yönelik yıllardır süre gelen ve böylece anlam kazanan ve destek gören genelde çalışmaları, medyada ve dolayısıyla kamuoyunda büyük yankı buldu.

İki hafta görsel ve yazılı medyada çıkan haberlerimiz ve kamuoyunda oluşan algılama sonucunda 15.03.2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda NBŞ kotasının %10’dan, %5’e düşürülmesine ilişkin genelge kabul edilmiş oldu.

Şimdi sıra konu ile ilintili olarak takip edilmesi gereken önerilerimize geldi;

  • Yapılan araştırmalara göre günde 50 gram pancar şekeri tüketimi yeterliyken, mevcut günlük tüketim miktarının 150 gram olması nedeniyle, yapılacak 5 yıllık bir kampanya ile şeker tüketiminin azaltılması hedeflenmelidir.
  • NBŞ (Nişasta Bazlı Şeker) ihtiva eden ürünlerin reklamları konulacak kota ile sınırlandırılmalıdır.
  • NBŞ ihtiva eden ürünlerin etiketlerinde Türk Gıda Kodeksi’nde yapılacak bir düzenleme ile açık seçik ve belirgin şekilde belirtilmesi zorunlu hale getirilmelidir.
  • NBŞ ihtiva eden gazlı içecekler, soğuk çaylar, gofret vb. işlenmiş ve paketlenmiş şekerli gıdaların ilkokul ve ortaokul kantinlerinde satışları yasaklanmalıdır.
  • Meksika’da uygulandığı gibi NBŞ ihtiva eden tüm ürünlere ek vergi konulması sağlanmalıdır.

Yukarıda belirttiğim öneriler,  Tarım Gıda ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya konulduğu takdirde yıllık %8 olan çocukluk çağı obezite artışı azalacak ve ülkemiz daha sağlıklı nesillere kavuşacaktır.

Nişasta bazlı şekerin daha az tüketildiği bir Türkiye, sağlıklı bir toplum olmamızı temin edecek ve tıpkı tuz tüketiminin azaltılmasına yönelik elde edilen başarı, aşırı şeker tüketiminin yarattığı hastalıkları da azaltmış olacaktır.

Timur Erk

Türk Böbrek Vakfı Başkanı

No Comments

2018’de Böbrek Sağlığının Odak Noktası Kadınlar

Published on Mar 28th, 2018 under Genel.By

Böbrek sağlığını yakından ilgilendiren başlıkları esas alarak her sene değişen Dünya Böbrek Günü teması, bu sene böbrek sağlığını kadınlar ekseninde ele aldı.

Dünya ortalamasına göre her 10 kişiden birini etkileyen kronik böbrek hastalığı, ülkemizde her altı kişiden birini etkiler. Türkiye’de yaklaşık 8,5 milyon diyabetli ile 16 milyon obez bulunuyor. 7 milyona yakın böbrek hastasının yaklaşık 60000’i son dönem kronik böbrek yetmezliği hastası olarak diyaliz tedavisi görürken, 23000 kadar kronik böbrek yetmezliği hastası böbrek nakli için bekliyor. CREDIT, TURDEP I-II ve PATENT-II gibi bilimsel çalışmalar bize çok önemli bilgiler veriyor: Türkiye; kronik böbrek hastalığı, diyabet, obezite ve hipertansiyon açısından gün geçtikçe çok daha sorunlu bir hale geliyor ve kadın nüfusun riski, hem erkek nüfusun riskinden, hem de ülke ortalamasından çok daha yüksek…

Türkiye’de kadınların önemli sağlık sorunları açısından taşıdığı yüksek riski böbrek sağlığı ve toplum sağlığı açısından ele aldığımız 13. Dünya Böbrek Günü’nde, kadınların yeterli ve dengeli beslenmesi, ailesine bakarken beslenme ve gündelik alışkanlıklarını doğru inşa etmesi, fiziksel egzersizi bir yaşam biçimi haline getirmesi, yeterli D vitamini alabilmesi, özellikle hamilelik döneminde doktor kontrollerini aksatmaması, yılda en az bir defa genel sağlık muayenesinden geçmesi gibi çok geniş bir alanda, bu konuların uzmanları ile bir araya gelerek toplumsal bilgilendirmeler yaptık.

Kadın; doğumla hayat vererek, hayat verdiği canlıyı büyüterek, büyüttüğü nesillerin toplumu oluşturmasını sağlayarak aslında sadece böbrek sağlığına değil, toplumun genel sağlığına, alışkanlıklarına, yaşam biçimine de yön veriyor. 2018 sloganımız olan “böbrek sağlığına kadın eli değiyor”un çıkış noktası da bu oldu.

Kadın nüfusun eğitime daha fazla katılımı, kadına yönelik koruyucu hekimlik ve kontrol programlarının arttırılması, spora daha fazla teşvik edilmesi, ülkemizde ne yazık ki bir alışkanlık haline gelen gereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanımının önlenmesi, tek yönlü beslenmenin çeşitlendirilmesi, gıdaların doğru ve sağlıklı hazırlanarak pişirilmesinin öğretilmesi gibi pek çok etkili eylem uygulanarak ülkemizde kadın sağlığını ve dolayısıyla toplum sağlığını geliştirmek mümkün olabilecektir.

No Comments

Dünya Böbrek Günü Görsellerimiz Çeşitli Mecralarda Yer Aldı

Published on Mar 28th, 2018 under Genel.By

2018 Dünya Böbrek Günü kapsamında dijital ve basılı mecralarda yer alarak mesajımızı geniş kitlelere ulaştırmaya gayret ettik.

Levent Sapphire AVM’deki ve Cevahir AVM’deki dev ekranlarla İstanbul’un en yoğun trafik güzergâhlarında yer aldık. İstanbul Atatürk Hava Limanı’ndaki 16 ekranın yanı sıra Kayseri ve Samsun hava alanlarında yolcuları uğurladık ve karşıladık.

269 ayrı eczanedeki 335 ekranla ilaç almaya gelenlere böbrek sağlığını hatırlattık.

Akbatı, Palladium, 212, Kayseri Park, Tekira (Tekirdağ), Orion ve Trend Arena (Çorlu) ve Erasta (Edirne) AVM’lerindeki iç ekranlarda alışveriş yapanlarla bir araya geldik.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tahsis ettiği 50 ekranla Merter’den Emirgan’a, Pendik’ten Beykoz’a İstanbullularla, Ankara’da da yine 50 billboardla Ankaralılarla selamlaştık. Tekirdağ, Edirne, Kırklareli’nde de billboardlarla yer aldık.

Adana, Antakya, Osmaniye, İskenderun, Diyarbakır, Malatya, Sakarya, Tekirdağ, Ordu ve Edirne’de billboardları ve raketleri doldurduk.

Ankara, İzmir, Afyon, Elazığ, Erzincan, Kırşehir, Çankırı, Niğde ve Zonguldak’ta açık hava ekranlarıyla yer üstündeyken, Ankara’da ve İzmir’de metroyla yer altına indik.

İzmir’de oynanan Göztepe-Sivasspor maçında futbolcular sahaya “Böbrek Sağlığı İçin Aşırı Şeker Tüketimine ‘Dur’ De!” pankartımızla çıktılar.

Edirne’de Erasta AVM’de, Tekirdağ’da Orion ve Trend Arena AVM’lerdeki stand çalışmalarımızda ziyaretçilerimizi bilgilendirdik, birlikte videolar çektik, yayınlarımızı hediye ettik.

Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nde kaplanan otobüslerle her üç şehri dolaştık, sakinlerin dikkatini çektik.

No Comments

Sağlıklı Bir Toplum İçin Kadın Desteği Şart

Published on Mar 28th, 2018 under Genel.By

Türk Böbrek Vakfı’nın 2018 Dünya Böbrek Günü’nde ‘Kadınlar ve Böbrek Sağlığı’ temasıyla 5 Mart’ta düzenlediği panel, TBV Başkanı Timur Erk moderatörlüğünde Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ, Doç. Dr. İbrahim Kalelioğlu ve uzun yıllar diyabetle mücadele eden sanatçı Burçin Orhon’un katılımları ile gerçekleştirildi.

Dünyada ve Türkiye’de böbrek sağlığını doğrudan etkileyen hastalıklar ele alındığında erkeklere oranla kadınların daha fazla risk altında olması ve kadınların toplumdaki yeri gereği ailelerin sağlık ve genel alışkanlarını daha yakından takip etme ilişkileri, bu yıl belirlenen “Kadın ve Böbrek Sağlığı” temasında önemli rol oynadı. Kadın ve böbrek sağlığı konularının yanında son günlerde sıklıkla gündeme gelen nişasta bazlı şeker konusu da diyabet, kalp damar hastalıkları ve böbrek hastalıkları ilişkileri ile çözüm önerileri çerçevesinde ele alındı.

Deneyimlerini anlatması için Timur Erk tarafından kürsüye davet edilen Burçin Orhon, yoğun egzersize ve performansa dayalı mesleğinin ardından doğum süreçlerinin sonrasında yaşadığı sağlık sorunlarını anlatarak, kilo aldığı dönem ile şimdiki yaşayış tarzını karşılaştırarak, deneyim paylaşımında bulundu. Sağlıklı bir kilo düzeyine ulaşmanın ve bu düzeyi korumanın uzun bir yolculuk olduğunu özellikle belirten Burçin Orhon, akılcı ve mantıklı hedefler koyarak her gün adım adım ilerlemenin uzun vadeli başarıyı getireceği ifade etti.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ, kadınlarda depresyonun daha çok görüldüğüne işaret ederek kadınların hem ev, hem de iş hayatında yoğun bir yükle karşı karşıya olduğunu söyledi. Yeme bozukluklarının kadınlarda daha çok görüldüğüne dikkat çeken Prof. Karşıdağ, bu sorunla özellikle diyabetli kadınlarda daha sık karşılaşıldığını gösterdi. Osteoporozun da kötü diyabet ayarı, egzersiz yokluğu, D vitamini ve kalsiyum eksikliğinden olumsuz etkilendiğini anlattı. Türkiye’nin Mayıs başından Kasım başına kadar güneşlenmeye imkan veren bir ülke olması sayesinde özellikle kadınları kolları, yüzleri ve boyunları açık şekilde her gün 10-15 dakika kadar güneşlenmelerinin D vitamini ihtiyacını önemli ölçüde karşılayabileceğinin altını çizdi. Yine her gün düzenli olarak en az 30 dakika egzersiz yapmanın, bu mümkün olmuyorsa hiç değilse evde aşağı yukarı yürümenin dahi faydası olduğunu söyleyen Prof. Karşıdağ, günlük ev işlerinin ise egzersizden sayılmadığını, sadece yorulduğunu belirtti ve kadın sağlığının korunması için sigara içilmemesi, tansiyonun kontrol altına alınması, kiloya dikkat edilmesi, düzenli egzersiz yapılması, beslenmeye dikkat edilmesi, iyi bir diyabet kontrolü sağlanması ve ailenin sağlık geçmişinin iyi bilinmesini önerdi.

Panele katılan Bezmialem Vakıf Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, dünya nüfusunun %50’sini oluşturan kızlar ve kadınların toplum ve ailelerine önemli katkıları olduğunu vurguladı. Prof. Dr Kazancıoğlu; “Kronik böbrek hastalıkları dünyadaki erişkinlerin yaklaşık %10’unu etkiler ve dünya genelinde ölümün en sık görülen 20 nedeninden biridir. Dünya Böbrek Günü ve Kadınlar Günü’nün 2018 yılında aynı güne denk gelmesi, kadın sağlığı ve özellikle böbrek sağlığının toplum ve sonraki nesiller üzerindeki önemini düşünmek ve bu anlamda bilinçlenmek adına önemli bir vesiledir. Dünya çapında eğitime erişim, tıbbi bakım ve klinik çalışmalara katılmada cinsiyetle ilgili farklılıklar göz ardı edilemez. Bu nedenle kadınların özellikle hamilelik dönemleri olası böbrek hastalıklarına tanı konması için fırsat yaratır. Ayrıca kadınların diyaliz komplikasyonları erkeklerden farklıdır ve böbrek naklinde alıcı olmak yerine verici olma olasılıkları daha yüksektir.” dedi.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Perinatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Kalelioğlu ise gebelik döneminin kadın sağlığı açısından son derece önemli bir süreç olduğuna dikkat çekti. Doç. Dr. Kalelioğlu; “Örneğin daha önceden diyabetik olmayan bir kadının gebeliğinde gebelik diyabeti ortaya çıkarsa bu kadın gebelikten sonra hayatının ileri evrelerinde diyabet hastası olma açısından risk altında olur. Bu bilinir ve gebelik sonrası süreçte diyet ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişikliklerine gidilirse diyabet oluşmasının önüne geçilebilir. Böbrek sağlığı açısından da gebelik önemli bir dönemdir. Günümüzde kadın diyaliz hastalarının önemli bir kısmının diyalize olan ihtiyaçları gebelik döneminde gelişen sorunlar neticesinde ortaya çıkmıştır. Örneğin plasentanın doğum öncesi ayrıldığı ablasyon olgularında, gebeliğin hipertansif hastalıklarında, gebelikte ve doğumda oluşabilecek kanama durumlarında ve gebelikte rahim enfeksiyonuna bağlı yaygın sepsis enfeksiyonlarında böbreklerin etkilenip kronik böbrek hastası olma olasılığı söz konusu olabilir. Yani gebe sağlığı böbrek sağlığı ile birlikte olur, sonuç olarak gebelik dönemi sağlıklı anne, sağlıklı bebek ve sağlıklı böbrekler için önemli bir dönemdir.” dedi.

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk; “Pancardan üretilmiş şeker yerine NBŞ ihtiva eden paketlenmiş ve işlenmiş gıdaların tüketimi, özellikle okulların kantinlerinde satılması devam ettiği sürece önümüzdeki 10 yıl içinde sosyo-ekonomik açıdan benzer ülkelerde de görüldüğü üzere çocuk obezitesi artacak ve sağlıklı nesillerin yetişmesi azalacaktır. Bu bağlamda, diyabet, kalp ve damar hastalıkları ile böbrek hastalıkları nedeniyle tedavi gören hasta sayıları daha da artacaktır.” dedi.

TBV Başkanı Erk, toplum sağlığı politikaları çerçevesinde konuyla ilgili çözüm önerilerini dile getirdi:

NBŞ ihtiva eden ürünlerin etiketlerinde açık seçik belirtilmesi zorunlu olmalıdır.

NBŞ ihtiva eden ürünlerin reklamları azaltılmalıdır. 

NBŞ ihtiva eden ürünlerin (şeker ilave edilmiş gazlı içecekler, soğuk çaylar, gofret v.b.) okul kantinlerinde satışları yasaklanmalıdır.

Amerika’nın Kaliforniya eyaleti ile San Fransisko ve Berkeley şehirleri ile Meksika’nın tümünde olduğu gibi bu tür ürünlere ek vergi konularak tüketilmelerinin azaltılması sağlanmalıdır.

Aşırı tuz tüketiminin azaltılması mücadelesinde yapıldığı gibi Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile ilgili sivil toplum kuruluşları tarafından bir kampanya başlatılarak özellikle anneler NBŞ hakkında bilinçlendirilmelidir.

No Comments