« geri

TÜYAP expoMED Sağlık Fuarı’naydık

Yaklaşık 10 senedir davet alarak katıldığımız TÜYAP expoMED Sağlık Fuarı’na her sene olduğu gibi bu sene de sağlıkta faaliyet gösteren vakıflar ve dernekler adına bir konuşma yapmamız istendi.

Azerbaycan Sağlı Bakan Yardımcısı ve Sağlık Bakanlığı’ndan iki genel müdürün katıldığı bu açılış töreninde TBV Başkanı Timur Erk, irticalen katkılar yaptığı aşağıdaki metni sundu.

Ayrıca bu sene Lions 118 Y Yönetim Çevresi’nin Göz Vakfı ve vakfımız ile ortak kurduğu oldukça büyük standta her üç kurumun faaliyetlerini müştereken tanıttık.

Hem açılış konuşması, hem de ortak stand ile ilgili görseller ekte bilgi ve ilginize sunulur.

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk’in 2015 expoMED Fuarı konuşması:

Değerli Katılımcılar,Ziyaretçiler…

22. expoMED ve eş zamanlı düzenlenen labtechMED Fuarı’nda bir kez daha bulunmaktan ve sağlık STK’ları adına konuşma yapmaktan duyduğum mutluluğu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum.

Sağlık sektörünün bu büyük buluşmasında, her sene farklı bir tema üzerinde sektör temsilcileri bir araya gelmekle kalmıyor, farklı ülkelerle aynı ortamda bulunmakla ortaya çıkan fikir alışverişinin yarattığı sinerjiden hep birlikte faydalanıyoruz.

Sağlık, diğer hiçbir sektöre benzemeyen, kendine has nitelikleri olan bir alan… Her şeyden önce, sağlık sektöründe faaliyet gösteren her aktörün doğrudan ya da dolaylı bir tek çıktısı var: insan yaşamı. “Üründe sorun çıktı, geri çağırmamız gerek” şeklinde bir telafi mekanizması olmayan bu sektörde, kimsenin hata yapma lüksü yok. Bu nedenle tıbbi malzeme üreticisinden, sahada çalışan sağlık profesyoneline kadar herkesin odağında sadece “hasta”nın yer alması ve bu eksende strateji belirlemesi gerekiyor.

Ülkemizde sağlık hizmetleri yabancı hastaların da ilgisini çekecek düzeye geldi.

Öte yandan düşünmek gerek: Pekiyi, bu kadarıyla yetinecek miyiz? Tıbbi cihazların, tıbbi alet ve sarf malzemelerinin ise büyük bir kısmının ithalat yoluyla karşılandığı ülkemizde, sadece cihaz ve alet kullanıcı olarak mı yolumuza devam edeceğiz, yoksa hizmet üretimindeki başarımızı reel üretime de taşıyabilecek miyiz? Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya pazarında bulunan yaklaşık 500.000 farklı çeşit tıbbi cihazın üretiminde payımız nedir, orta ve uzun vadede ne olacaktır, bunu gerçekleştirecek stratejiler planlamak zorundayız.

Döviz kurlarındaki artış, sektördeki finansal sorunların en önemli nedenlerinden biriyken, dışa bağımlılığı asgariye indirebilecek adımları atmak kanun koyucudan sivil toplum örgütlerine kadar sektörün her aktörünün görevi olmak zorundadır.

Onuncu Kalkınma Planı (2014-2018) kapsamındaki “Sağlık Endüstrilerinde Yapısal Dönüşüm Programı Eylem Planı”na göre, tıbbi cihaz ve tıbbi malzeme ihtiyacının yüzde 20’si yerli üretimle karşılanacağı ifade edildi. 2018 yılına kadar tıbbi cihazda ihracatın ithalatı karşılama oranının %  16,3′ten % 20′ye, tıbbi cihaz üreten şirket sayısının ise 1794′ten 2130′a ulaşması hedefleniyor.

Planda, Türkiye’de artan ve yaşlanan nüfus, ortalama yaşam süresinde yükselme, sağlık hizmetlerinde ve ilaca erişimde iyileşme, artan refah düzeyi ve farkındalık gibi faktörler nedeniyle ilaç ve tıbbi cihaz talebinin artmasının sosyal güvenlik harcamalarında ve cari açık üzerinde baskı oluşturduğuna işaret edilerek, “uzun vadede Türkiye’nin küresel bir ilaç, Ar-Ge ve üretim merkezi olması, ilaç ve tıbbi cihaz alanında rekabetçi bir konuma ulaşması önem arz etmektedir. Bu programla yüksek katma değerli ürün üretebilen, küresel pazarlara ürün ve hizmet sunabilen, yurtiçi ilaç ve tıbbi cihaz ihtiyacının daha büyük bir kısmını karşılayabilen bir üretim yapısına geçilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda orta vadede yerli üretim kapasitesinin artırılması, Ar-Ge ve girişim ekosisteminin geliştirilmesi, uzun vadede yeni molekül geliştirebilen, daha yüksek katma değerli ilaç ve tıbbi cihaz üretebilen bir yapıya kavuşarak küresel değer zincirlerinde etkinliğin artırılması öngörülmektedir.” deniyor.

Eylem Planına göre ilaç ve tıbbi cihaz sektörlerinde orta ve uzun vadeli strateji ve yol haritalarının hazırlanacağının belirtilmesi, yüz güldürücü açıklamalardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

Ayrıca, Sağlık Bakanlığı’nca 2018 sonuna kadar alım yapan kamu kurumlarının tıbbi cihaz ve ilaçta Türkiye’de üretimi olan ürünleri kullanması özendirmeye yönelik girişimi de oldukça önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir.

Sağlam ekonomilerin temel kuralı, katma değer yaratan mal üretiminden geçer. Hem teknoloji, hem de hizmet yoğun bir sektör olan sağlık sektörü, hizmet üretiminin yanı sıra reel üretimde de söz sahibi olmaya mecburdur. Ekonomik kriz döneminde ortaya çıkacak fırsat alanlarının akıllıca değerlendirilmesi içinde bulunduğumuz koşullarda önem kazanıyor. Tasarruf oranları ne yazık ki yatırımları fonlamaya yeterli gelmeyen ülkemizde, ar-ge faaliyetleri, üniversite-kamu-özel sektör işbirlikleri, innovasyona yönelik teşvikler gibi önlemler almak, akla ilk gelen çözüm yöntemleri olabilir. Niş dolduran, fiyat avantajı sağlayan, yenilik getiren ürünlerin üretimine yönelmekle işe başlanabilir.

Tüm katılımcılara ve ziyaretçilere verimli bir fuar dilerken, organizasyona emeği geçen TÜYAP Ailesi’ne teşekkür ediyorum.

Fuarın tüm paydaşlar için katma değer yaratmasını dileyerek…

26.03.2015

 

Bağışlarınız için: İş Bankası Yeşilköy Şubesi (1128) 213267 no'lu Türk Böbrek Vakfı hesabı IBAN: TR 7100 0640 0000 1112 8021 3267