« geri

Aşırı Şeker Tüketimi ve Obezite İle Mücadele

Şeker tüketiminin gittikçe arttığı günümüzde, bireylerin yakalandığı hastalıkların önemli bir kısmı beslenme hatalarından kaynaklanmaktadır. Fazlasıyla karbonhidrat, yağ ve şeker içeren hazır gıdaların pratik olmalarından dolayı yaygınlaşması ve şekerleme gibi çok kalorili ancak besin değeri düşük gıdaların erişiminin kolaylaşması, gözle görülür biçimde son 25-30 yılda vatandaşlarımızın hızla kilo almasına neden olmuştur. Aşırı şeker tüketimi ve şişmanlık gibi aslında önlenebilir beslenme hatalarına ek olarak artık daha az hareket eden bir toplum olmamızın sonucunda ülke olarak şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve elbette ki kronik böbrek hastalığı ile karşı karşıyayız.

Geçen sene aşırı tuz tüketimine karşı başlattığımız kampanyamızla önemli yol kat ettik. Günde 6 gramdan fazla tuz tüketilmemesi konusunda basının da değerli katkılarını alarak sürdürdüğümüz mücadelede, restoranlarda masalardan tuzlukların kaldırılmasından, ekmek üretimine tuz miktarı ile ilgili sınırlama getirilmesine kadar pek çok yeniliğe öncülük etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Ülkemizin dört bir yanından gelen telefonlar ve e-postalardan aldığımız destekle, bugün burada aşırı şeker tüketimi için “Tehlikeyi Gör!” diyoruz.

Endüstriyel şeker üretiminin tüm dünyada artması ile yüzyılın başında birkaç gramla ölçülebilen kişi başına yıllık şeker tüketimi, bugün ne yazık ki kilolarla ölçülmektedir. Özellikle gelişen ve gelişmekte olan ülkelerde, şekerli gıdaların çocuklar ve gençler arasında yaygın olarak tüketilmesi, gelecek nesillerde yukarıda saydığım şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, hatta inme gibi tablolara yol açmakta, kaçınılmaz sonda ise kronik böbrek hastalığı gelişmekte ve en sonunda beşinci evrede böbrekler işlevlerini kaybetmektedir.

Günlük beslenmede her türlü gıdadan uygun miktarlarda tüketmek ve çok çeşitli beslenmek gerekmektedir. Ne mutlu ki bir tarım ülkesi olma özelliğini hala koruyabilmekte olan ülkemizde, her mevsim bol, çeşitli ve uygun fiyatta sebze ve meyve bulmak mümkün… Yapmamız gereken şey, aynada kendimize bir bakmak. Yürürken nefes nefese kalmak, belki merdiven çıkamamak, her gün pek çok ilaç kullanmak zorunda olmak, sürekli yorgun, halsiz ya da ağrılarla yaşamak mı, yoksa ailenizle, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı bir ömür geçirmek, çocuklarınızın mutluluklarına ortak olmak mı?

 

 

 

 

 

Gelin, “Türkiye’de Aşırı Şeker Tüketimi ve Obeziteye Hayır!” dediğimiz bugün hep beraber bir adım atalım. Mezuralarla bel çevremizi ölçelim. Eğer Erkeklerde 102 cm’yi, kadınlarda ise 88 cm’yi geçiyorsa, hiç vakit kaybetmeden bir uzmana başvuralım. Sağlıklı bir beslenme programı eşliğinde, hayatımıza daha fazla hareket katarak fark yaratmaya başlayalım. Bugünden başlayarak çayımıza şeker atmayalım, akşamüstü acıktığımızda kek-kurabiye yerine bir dilim tahıllı ekmek ile peynir, domates yiyelim. Bol su içelim, aşırı şeker içeren gazlı içecekler yerine evde şekerini kontrol ederek limonata yapalım. Çocuklarımızın beslenme çantalarına çikolata, gofret, bisküvi yerine mevsim meyveleri, kuruyemişler koyalım.

Çıktığımız yol belki biraz sabır isteyen, uzun bir yol. Yıllarca aldığımız o kiloları bedenimizden birkaç günde atamayız. Kendimize gerçekçi bir hedef koyalım, engeller çıkabilir, yılmayalım. Hekimlerden, beslenme ve diyet uzmanlarından destek alalım. Otobüsten bir durak erken inip yürüyelim, her gün yarım saat kadar yürümeye gayret edelim.

Daha sağlıklı bir Türkiye için yediklerinizin ve yediklerinize eklediğiniz şekerin günde 50 gramı geçmemesine dikkat edin.

“Tehlikeyi Görün, Günde 13 Küp Şekerden Fazla Şeker Tüketmeyin!”

 

 

 

 

20.10.2012

 

Bağışlarınız için: İş Bankası Yeşilköy Şubesi (1128) 213267 no'lu Türk Böbrek Vakfı hesabı IBAN: TR 7100 0640 0000 1112 8021 3267